PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : OKB'yi yenebilmek...



07-04-2009, 02:16 AM
Faydalı olması temennisiyle...

Obsesif Kompulsif Bozukluk OKB

Obsesyonlar kişinin isteği dışında aklına gelen ve de zihninden atamadığı, kontrol edemediği düşünce ya da dürtülerdir. Bu düşünce ya da dürtüler zorlayıcı, huzursuzluk verici, inatçı ve tekrarlayıcıdır.

Kompulsiyon kişinin zihnindeki obsesyonun kaybolması için yapmak zorunda hissettiği, saçma bulduğu ama yapmadığında yoğun sıkıntı hissi duyduğu davranışlar anlamına gelmektedir. Türkçe karşılığı olarak zorlantı sözcüğü kullanılmaktadır. OKB hastalığında kişi aklına gelen düşünce, istek ya da görüntünün saçma olduğunu bilir, ancak c düşüncenin kaybolması için yapmak zorunda hissetiği davranışı yapmazsa şiddeti giderek artan b' sıkıntı/bunaltı duygusu yaşar.

Hasta hem düşüncelerin hem de davranışların saçma olduğunu bilir ancak ne aklına gelmesini engelleyebilir ne de davranışı yapmadan durabilir.

OKB'NİN NEDENLERİ
OKB'nin neden ortaya çıktığı bilinmemektedir. Hastalığın beyinde bazı bölgelerin işlevlerindeki bozulma sonucu görüldüğü bilinmektedir. Tedavi öncesinde çeşitli görüntüleme teknikleriyle saptanan bu bozulmaların, tedavi olup iyileşmiş hastalarda düzeldiği gösterilebilmektedir. Ancak bu işlev bozulmasına hangi etken ya da etkenlerin neden olduğu henüz saptanamamıştır.

OKB hastalığı olanlarda, beyindeki sinir hücreleri arasında haberleşmeyi sağlayan kimyasal maddelerden biri olan serotonin sisteminin işlevinin bozulduğu bilinmektedir. Günümüzde, genetik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynayarak hastalığın ortaya çıkmasına neden oldukları kabul edilmektedir.

BAŞLANGIÇ YAŞI
Hastalığın ilk belirtileri küçük yaşlardan itibaren başlayabilmekle beraber ortalama başlangıç yaşı 20’dir. Nadir olarak daha ileri yaşlarda da başlayabilir. Erkeklerde ortalama 19, kadınlarda ise ortalama başlangıç yaşı 22 olarak saptanmıştır.

GÖRÜLME SIKLIĞI
OKB, düşünüldüğünden çok daha yaygın bir hastalıktır. OKB her yüz kişiden üçünde görülen bir hastalıktır. OKB kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür. Bu kişilerin birinci derece yakınlarında % 35 oranında benzer bir rahatsızlığa rastlanmıştır.

HASTALIĞIN SEYRİ
Akıllarına gelen bu saçma düşünceleri düşünmemeye ve zorlandıkları davranışları yapmamaya çalışırlar. Ancak bunu başaramazlar. Bu başarısızlıklar arttıkça hastalar kendilerini güçsüz, zayıf, beceriksiz hissetmeye başlarlar. Akıllarına gelen düşünceleri engelleyemedikleri için bu düşüncelerin kendi istekleri olduğu kararına varırlar. Bu kez de akıllarına gelen düşüncelerin içeriğine göre kendilerini günahkar, suçlu, pis gibi görmeye başlarlar. Bu aşamadan sonra hayat hastalar için çekilmez hale gelir ve bazı hastalar intihar etmeyi düşünebilirler. Oysa yaşadıkları şey tedavisi olan bir tıbbi/psikiyatrik hastalıktır.

Hastaların bir bölümü uzun zaman bu saçma düşüncelerin ve davranışların bir hastalık olduğunu düşünmez. Çoğu hasta ise bu düşüncelerini bir başkasına, yakınlarına, ailesine ya da bir doktora söylemeye çekinir. Aklına gelen düşüncelerden utanır ya da kendisine "deli" deneceğinden korkar. Bu yüzden çoğu OKB hastası tedaviye geç başvurur ve zaman yitirir.

BULAŞMA OBSESYONU
Kişi dokunduğu, oturduğu yerden ya da giydiği giysiden kendisine zarar verecek, kirletecek bir şey bulaşmış olabileceği obsesyonuna kapılır. El sıkışınca, paraya dokununca, kapıyı tutunca vb. temas ettiği nesne ya da canlıdan kendisine mikrop, sperm, idrar ya da dışkı gibi vücut atıklarının bulaşabileceği şeklinde obsesyon ortaya çıkabilir.

Tuvalete girdiğinde giysilerine idrar sıçramış olabileceği, bulaşık ya da çamaşır makinesinin kirlileri iyi yıkamamış olabileceği, market rafından aldığı gıda ya da benzeri nesnenin kutusuna daha önce dokunan birinden herhangi bir şey bulaşmış olabileceği gibi çok çeşitli bulaşma obsesyonları görülebilir. Bulaşma obsesyonu ortaya çıktığında kişi kendisini ya da o nesneyi yeniden belli sayıda yıkamak için karşı koyamadığı bir dürtü hisseder. Örneğin altı kere vücudunu sabunlar, tam durulanırken gerçekten altı kez sabunlandığından emin olamaz ve yeniden altı kez sabunlanmak zorunda hisseder.

KONTROL ETME OBSESYONU
Anahtarı yanıma aldım mı, ocağı kapattım mı, fişi çektim mi gibi bir eylem ya da davranışı yapıp yapmadığından emin olamama obsesyonudur. Kontrol etme obsesyonu olan kişi emin olamadığı eylemi tekrar tekrar kontrol etmek zorunda hisseder. Kontrol etmediğinde, giderek yoğunlaşan anksiyete duygusu yaşar.

SİMETRİ & DÜZEN OBSESYONU
Belirli ortam, nesne ya da durumların simetrik bir şekilde olması gerektiği obsesyonu ya da bir eylemin belirlenmiş bir sırada yapılması gerektiği obsesyonu olarak görülür. Masasının üzerindeki eşyalar belirli bir düzende durmazsa çalışmaya başlayamama ve sürekli o düzeni korumaya çalışmaktan işi yapamama olarak ortaya çıkar.

DİNİ OBSESYONLAR
Dindar bir kişinin ibadet sırasında aklına günah olduğunu düşündüğü şeylerin gelmesi şeklinde görülür. Örneğin; bu düşünceler namaz sırasında gelirse, kişi yoğun anksiyete ve suçluluk duygularıyla birlikte, namaza yeniden başlamak zorunda kalır, bazen namaz saatlerce sürebilir.

CİNSELLİKLE İLGİLİ OBSESYONLAR
Sıklıkla kişi için kabul edilemez, ayıp, günah olarak değerlendirilen cinsel eylem ya da düşüncelerin akla gelmesidir. Yakınlarıyla cinsel ilişki, karşısındaki kişinin cinsel organına baktığının sanılacağı korkusu, çırılçıplak soyunup sokağa çıkma, eşcinsel olma ve benzeri tarzda olabilir.

SALDIRGANLIK OBSESYONLARI
Genellikle kendisine, çok yakınlarına ya da başkalarına zarar verecek bir eylemde bulunabileceği şeklinde ortaya çıkar. Çocuğunu, eşini, anne babasını yaralayabileceği, öldürebileceği şeklinde görülür. Bazen kişi bu düşüncelerini eyleme çevirebileceğinden o denli korkar ki, evdeki tüm kesici aletleri ortadan kaldırabilir.

Saldırganlık obsesyonları kişinin kendisine zarar verebileceği şeklinde de olabilir. Kendisini pencereden dışarı atacağı, arabaların önüne atlayabileceği, kullandığı arabayı bir yere çarpacağı şeklinde görülebilir. Saldırganlık obsesyonu olan bir kişi korktuğu eylemi hiç bir zaman yapmaz.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA NORMAL OLARAK GÖRÜLEBİLEN OBSESYONLAR
2 yaşından başlayarak çocuklarda ve ergenlerde bazı obsesyonlar ve kompulsiyonlar görülebilir. Bu belirtiler genellikle bir dönem olup, sonra kendiliğinden kaybolabilir.

Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması, ışığın açık bırakılması, yürürken çizgilere basmama, kontrol etme, dokunma, temizlenme, mikrop kapma korkusu OKB'yi düşündürtecek belirtiler olabilir. Çocuk ve ergenlerde belli yaşlarda başlayıp, genelde okul çağı ya da ergenlik sonuna kadar sürebilen bu belirtileri hastalık olarak görmemek gerekir ve bu çocukları doktora götürmek gerekli değildir. Çocuklarda görülebilen bu belirtiler, çocuğun günlük yaşam aktivitesini bozacak denli yoğunlaşırsa, ya do çocuk gerçekleştiremediğinde şiddetli huzursuzluk, sıkıntı, bunaltı duyguları yaşamaya başlarsa bir çocuk psikiyatristine danışmak gerekir.
Bebeklik, Çocukluk ve Ergenlikte görülebilen obsesyon ve kompülsiyonlar ileride mutlaka hastalığa dönüşmez.

OKB'NİN TEDAVİSİ
Başta ilaç tedavileri olmak üzere çok çeşitli tedavi seçenekleri OKB tedavisinde kullanılmaktadır.

Psikiyatrik ilaçlarla ilgili yanlış inanışlar bir çok hastanın bu ilaçlan kullanmaktan kaçınmasına ya da ilaçları doktorun önerdiği dozdan daha düşük dozlarda ya da daha kısa sürelerle kullanmalarına neden olmaktadır. Bu durum OKB tedavisinin güçleşmesine neden olmaktadır. Bu alanda günümüzde yapılan çalışmaların sağladığı bilimsel veriler; medikal (tıbbi-ilaç) ve psikoterapi (bireysel ve grup halinde içgörü, davranış değişimi vb. amaçlar taşıyan görüşmeye dayanan tedavi şekli) uygulamalarının bir arada kullanımının OKB tedavisinde iyi sonuç verdiğini ve OKB'yi iyileştirdiğini göstermektedir.

OKB'nin ilaçla tedavisinde temel olarak antidepresan grubu ilaçlar kullanılır. Antidepresan ilaçlarla yapılan tedavinin etkisi" güçlendirmek için kullanılan yardımcı ilaçlar Antipsikotik ve Anksiyolitik ilaçlardır. Doktorunuzun OKB tedavisi için size antidepresan ilaçların yanı sıra antipsikotik ilaç da vermesi sizde şizofreni ya da diğer psikoz denilen hastalıkların olduğa anlamına gelmez.

Anksiyolitik ilaçlar, OKB tedavisinin özellikle başlangıç döneminde hastalığın bir parçası olan anksiyete belirtisinin hasta için dayanılmaz düzeyde olduğuna doktor tarafından karar verildiğinde kısa dönemli olarak kullanılabilen ilaçlardır. Anksiyolitik ilaçlar, anksiyete belirtisini hızla yatıştırırlar. Ancak OKB'yi tedavi edemezler.

BUTU
07-04-2009, 07:19 PM
saol arkadaşım ama ben bir okbli olarak ezberlemiş durumdayım ve çok şükürde çok iyiyim bitmeyecek mi nezaman bitecek diyen kardeşlerime buradan sadece ilaç+zaman+SABIR bu 3 ünü yapmaya çalışmasını rica ediyorum

BUTU
07-04-2009, 11:58 PM
ilaç+terapi ile mi 10 koca yıl oldu arkadaşım? mesela ben 5 senedir okbyle bir hastalık olduğunu bilmeden yaşıyormuşum ve okbyi tanıyalı sanırım 10 ay oldu nasıl bir illet olduğunu ve insanın içini nasıl acıttığını anlatma gereği duymuyorum beni anlıyorsun değil mi kardeşim inan dişimi sıka sıka sabrettim inan çok zor günler geçirdim ve 10 aylı budönemde birde bilmeden asistan doktor kurbanı oldum en etkin ilaçlar varken 6 ay yanlış tedavi ve ilaç verilmiş bana gülermisin ağlarmısın 4 aydır doğru tedavi alıyorum anıyacağınız ve çok şükür iyi hissediyorum kendimi ALLAH HEPİMİZE SABIR VERSİN ÇOK ZOR YA

08-04-2009, 11:06 AM
ilaç+terapi ile mi 10 koca yıl oldu arkadaşım? mesela ben 5 senedir okbyle bir hastalık olduğunu bilmeden yaşıyormuşum ve okbyi tanıyalı sanırım 10 ay oldu nasıl bir illet olduğunu ve insanın içini nasıl acıttığını anlatma gereği duymuyorum beni anlıyorsun değil mi kardeşim inan dişimi sıka sıka sabrettim inan çok zor günler geçirdim ve 10 aylı budönemde birde bilmeden asistan doktor kurbanı oldum en etkin ilaçlar varken 6 ay yanlış tedavi ve ilaç verilmiş bana gülermisin ağlarmısın 4 aydır doğru tedavi alıyorum anıyacağınız ve çok şükür iyi hissediyorum kendimi ALLAH HEPİMİZE SABIR VERSİN ÇOK ZOR YA


Evet Sevgili Butu,
Dediğin gibi, Allah hepimize sabır versin... Bu arada ailelerimizi ve çevremizi de unutmayalım, bu rahatsızlıklardan onlar da bir şekilde etkileniyor. Allah onlara da sabır versin...

Herkese sağlıklı iyi günler dilerim...

Saygılarımla...

help
08-04-2009, 02:18 PM
bence yazıdğın yazı çıok yararlı bi yazı... allah okb den başka dert vermesin diyorum artık birde sabır versin.. hepimize

08-04-2009, 02:19 PM
bence yazıdğın yazı çıok yararlı bi yazı... allah okb den başka dert vermesin diyorum artık birde sabır versin.. hepimize

Sevgili arkadaşım,
Bu yazıyı, daha önce bir yerde okumuş ve saklamıştım. Kendim yazmadım.

Beğendiğine memnun oldum, kal sağlıcakla!..

14-04-2009, 08:27 PM
faydalı bir yazı teşekkürleerrr :!:

Herkese yararlı olması temennisiyle
herkese sağlıklı iyi günler dilerim...

eflin
14-04-2009, 11:25 PM
faydalı bilgiler için teşekkür ederim

terimo
30-04-2009, 04:30 PM
8O 5 yıl önce başladığım seroxatı nasıl bırakacam? bir yol varmı yani başka bitane kullanıp yavaş yavaş mı offff off .
insan bırakmaktan korkuyo çünkü eski şeyler geri dönyo