PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Materyalizm



sınırsız
05-06-2013, 02:05 PM
Depresyon depresyon depresyon.Sebep ne?İnsanlara mutluluğun maddede olduğunun vaat edilmesi.Halbuki bu saçmalıktan başka bir şey değildir.Eğer ölümsüzlük icat edilmiş olsaydı inanın bana insanlar ölmeyi kendileri isterdi.Esas gaye yokluktur ve huzur yokluktadır.

Senelerdir filimlerde olmayan şehirlerin olmayan kahramanlarıyla,bitmeyen sınavlarla dolu seneler süren komünal eğitim sistemiyle,spor arabalarla,boş bilgisayar oyunlarıyla,ahlaksızlarla insani değerleri yıkarak,madde sevgisini televizyonlarda insanlara aşılayarak insanoğlunu var olma ve madde bağımlısı haline getirdiler ve ve dünyaya bağladılar.Sonuç?Mutsuz nesiller cahil ve zavallı bir gençlik,ALlah sevgisinden vatan sevgisinden çok paraya önem veren değerlerini kaybetmek üzere olan bir millet.

Bir kısım madde bağımlılığından depresyona girer.Madde bağımlılığı deyince bunu içki sigara bağımlılığı olarak görmeyin sadece.Ulaşamadığınız şeyler araba,güzel kadınlar,villalar...Kısacası lüks ve aslında olan şeyler.Bunun çözümü basittir bunların anlamsız olduğunu bunlarla bir yere varılamayacağını görürsün biter.

Diğer kesimse bunların boş olduğunu görüp boşluğa düşmüş kesim.Yapacak bir şeyim kalmadı diyenler.Bu arkadaşlara tavsiyemde dine tasavvufa yönelmeleri dinlerini tanımaları.Namaz ve zikir insana huzur verir.

Kalpler ancak Allah ı zikretmekle huzur bulur maddeyle değil.

neyzenarses
05-06-2013, 03:00 PM
şimdi bu bahsettiğin materyalizm felsefedeki materyalizm değil.
materyalizm basitçe madde dışı hiç bir varlığa inanmamak demektir. dünya nimetlerine düşkün olmak demek değildir.
örneğin ben materyalistim ve sadece bilim ve sanat ile ilgilenirim. yani para getirmeyen şeyler.

ebkem
05-06-2013, 06:34 PM
materyalizm tam anlamıyla Ilk mesajdir. Felsefedeki maddeçiliğın temeli de bildik manada materyalizmdir oyle ki tanrıyı bile maddeye indirgeyen anlayis var. Sudur diyen olmus atestir olustur iddialarinda bulunmuslar. Aslinda bu bilim ve akıl cikisli. Cunku madde deneye tabi tutulabilir ve kanıtlanamayan yoktur der ve hatta allahin ruhu dini bu sebeple yok sayarlar.

Arkadas çok guzel mesaj vermis tesekkurler efendim

ptaah
05-06-2013, 07:46 PM
Depresyon depresyon depresyon.Sebep ne?İnsanlara mutluluğun maddede olduğunun vaat edilmesi.Halbuki bu saçmalıktan başka bir şey değildir.Eğer ölümsüzlük icat edilmiş olsaydı inanın bana insanlar ölmeyi kendileri isterdi.Esas gaye yokluktur ve huzur yokluktadır.

Senelerdir filimlerde olmayan şehirlerin olmayan kahramanlarıyla,bitmeyen sınavlarla dolu seneler süren komünal eğitim sistemiyle,spor arabalarla,boş bilgisayar oyunlarıyla,ahlaksızlarla insani değerleri yıkarak,madde sevgisini televizyonlarda insanlara aşılayarak insanoğlunu var olma ve madde bağımlısı haline getirdiler ve ve dünyaya bağladılar.Sonuç?Mutsuz nesiller cahil ve zavallı bir gençlik,ALlah sevgisinden vatan sevgisinden çok paraya önem veren değerlerini kaybetmek üzere olan bir millet.

Bir kısım madde bağımlılığından depresyona girer.Madde bağımlılığı deyince bunu içki sigara bağımlılığı olarak görmeyin sadece.Ulaşamadığınız şeyler araba,güzel kadınlar,villalar...Kısacası lüks ve aslında olan şeyler.Bunun çözümü basittir bunların anlamsız olduğunu bunlarla bir yere varılamayacağını görürsün biter.

Diğer kesimse bunların boş olduğunu görüp boşluğa düşmüş kesim.Yapacak bir şeyim kalmadı diyenler.Bu arkadaşlara tavsiyemde dine tasavvufa yönelmeleri dinlerini tanımaları.Namaz ve zikir insana huzur verir.

Kalpler ancak Allah ı zikretmekle huzur bulur maddeyle değil.

Doğru,katılıyorum.
Miraç kandiliniz kutlu olsun.

sınırsız
02-07-2013, 08:46 AM
Ben materyalizmin hem tanımsal yönüne hemde felsefik boyutuna değindim.Evet sizinde dediğiniz gibi materyalizm her şeyi maddeleştirmekten yanadır basitçe maddecilik.



Depresyon depresyon depresyon.Sebep ne?İnsanlara mutluluğun maddede olduğunun vaat edilmesi.Halbuki bu saçmalıktan başka bir şey değildir.


Ben de bu sözümle materyalizmin saçmalığını ortaya koydum materyalizmin tanımı değil yukarıdaki cümle.




Senelerdir filimlerde olmayan şehirlerin olmayan kahramanlarıyla,bitmeyen sınavlarla dolu seneler süren komünal eğitim sistemiyle,spor arabalarla,boş bilgisayar oyunlarıyla,ahlaksızlarla insani değerleri yıkarak,madde sevgisini televizyonlarda insanlara aşılayarak insanoğlunu var olma ve madde bağımlısı haline getirdiler ve ve dünyaya bağladılar.

Yukarıdaki yazının da materyalizmin tanımı olduğunu söylemedim.Yazdıklarım materyalist akımın sonuçlarını eleştirmekti.



Nedir peki materyalizm?
Maddecilik, özdekçilik veya materyalizm, her şeyin maddeden oluştuğunu ve bilinç de dahil olmak üzere bütün görüngülerin maddi etkileşimler sonucu oluştuğunu öne süren, hiç bir metafiziksel kavram kabul etmeyen felsefi kuramıdır.



Materyalizm kısaca maddenin ötesini kabul etmemektir.E bunun sonucunda ne olur inançsız,ahlaki değerleri kıt,madde peşinde koşan nesil.Ben materyalizmin tanımı madde peşinde koşmaktır demedim!Bende biliyorum o anlamda maddecilik demek olmadığını!


Ben insanları anlamıyorum bilmeyen ne güzel susmuş.Biraz bir şey bilende adam gibi okuyup anlamadan hemen onu öyle demezlere yatıyor :)
Neyse şimdi kendimi ifade edebildim sanırım.
Materyalizmi daha iyi anlamak isteyenler Jack London ın Deniz Kurdu isimli eserini okusunlar.

hartemes
02-07-2013, 09:56 AM
Sorunu tespit etmeyi başarmışsın; insan ihtiyaçları sınırsız. Ne kadar kazanırsak kazanalım hep daha fazlasını istiyoruz. Bir süre sonra daha fazlasını kazanamayınca bunalım ve çöküş başlıyor. Fakat buna bulduğun çözüm tam anlamıyla işe yaramaz. Namaz ve zikir sadece dindar insanlara huzur verir. Dindar olmayıp kazanmayı seven, her zaman daha fazlasını isteyen insanlar için ise sadece zaman kaybıdır. Sen kendini inancınla kandırmayı seçmiş olabilirsin fakat bu yeterli değil.

nndovah
04-07-2013, 11:18 PM
her depresyonun nedeni materyalizm değildir. dinde rahatlığı bulmuş olabilirsin, ben bulamadım şahsen. herkes aynı değil, herkesin problemleri aynı değil. bir şeyleri birilerini suçlayarak depresyondan çıkamam ben.

İnsan ol
05-07-2013, 01:48 AM
İnsan ol

Varlığı (veya yokluğu) kanıtlanamayacak hiçbir şeyi varsaymaz. Tüm olguları, varlığı algılanabilecek, gözlemlenebilecek ya da akıl yoluyla, mantık kurallarına uyularak çıkarılabilecek sonuçlar iseler gerçek sayar. Bilimsel yol ve yöntemlerin ötesinde (metafizik = bilimötesi) yer alan düşünceleri, teori ve tezleri vb. gerçek saymaz, aslında varlığını yokluğunu bile tartışmaz.

Çünkü tartışma, düşünce alışverişidir, kanıt olarak ileri sürülebilecek olgu ve çıkarımlar sadece yandaşların değil, deyim yerindeyse „dostun-düşmanın“ kabul etmek zorunda olacağı nitelikte olmalıdır.

İnançlar, metafizik, yani bilimin bittiği yerde başladığı için tartışma konusu olamaz. Kişi inancını açıklayabilir, ama kanıtlamak için kendini tekrarlamaktan fazla yapabileceği bir şey yoktur.Tekrarlar ise kanıt değildir.

Farklı inanç taşıyan insanların üzerinde hareket edebileceği tek platform, asgari müşterek, bilim, akıl ve mantık çerçevesi içinde kalır.

Evrende ne varsa madde kaynaklı olduğunu söylerken, madde kavramından neyin kastedildiği tanımlanmış olmalıdır. Örneğin „armut patlıcangillerdendir“ cümlesi her ne kadar yanlışsa da, ifade edilmiş bir düşünce olarak vardır. Bu nedenle maddi bir temele sahiptir (her şey gibi).

Buna karşın, metafizik bir dünya görüşüne sahip olanlar (felsefi anlamda idealistler), çoğunlukla bir dine (yahut dinler bileşimine) bağlıdırlar. Varlığı ya da yokluğu kanıtlanamayan bir veya çok sayıda ruhsal varlığın bulunduğuna, maddesel varlıkların da – her ne şekilde olursa olsun – bu ruhsal varlık(lar)dan kaynaklandığını kabul eder, düşünce sistemlerini bu varsayıma oturturlar.

Yalnızca düşünce sistemleri değil, örneğin ahlak kuralları, toplumsal davranışlar, vicdan vb. gibi alanlarda da doğaüstü bir düzen ve/veya düzenleyici olduğunu varsayarlar. Böyle bir düzenleyicinin olmadığına inananların da bir ahlakı, etik bir sistemi olabileceğini akılları kesmez. Çünkü kendileri, ahlaki yapılarını inançlarından almışlardır; başka bir kaynaktan da alınabileceğini düşünmezler.

İşte bu noktada, materyalizm kavramının felsefi değil ahlaki anlamda kullanılması gündeme gelir. Materyalizmin „maddi isteklere bağlılık“tan olduğunu ileri sürerek materyalist bir felsefeyi benimseyenleri karalamak yoluna giderler. Bunda adamakıllı ölçüde başarılı da olmuşlardır.

İnanıp inanmamak, kişisel bir seçimdir. Doğaüstü bir varlığa ve düzene gereksinim duyan inanır, duymayan inanmaz, ya da bu konuyla ilgilenmez bile. Farklı inançlara sahip kişiler ise, bu inançlarını ancak aynı inanca bağlı kişilerle tartışabilir (örneğin yorumlar üzerinde). Aynı inançtan olan kişilerle aralarinda daha geniş bir ortak platform vardır. Ama farklı bir inanç taşıyanlarla tartıştıkalrinda, bilim, akıl ve mantık çerçevesi içınde sınırlı kalmak, yani: materyalist olmak zorundadırlar.

Depresyona ve diğer türden bunalımlara gelince: Bunalımdan çıkabilmek için bilimsel ve metafizik yöntemlerin bence her ikisine de başvurulabilir, ikisi de ayrı ayrı veya birlikte yararlı olabilir. Psikoloji görece genç bir bilim olduğundan, olguların maddesel temelleri birçok olayda (henüz) görülememektedir. Bu nedenle metafizik sınırına oldukça erken varılır. Bilginin bittiği yerde de varsayımlardan yola çıkmak gerekebilir. (Zaten hiçbir konuda bilgimiz tam değildir. Her konuda, eksik bilgiler temelinde karar vermek ve uygulamak zorunda kalırız.)

Bence bunalımda olan bir kişiyi felsefi tartışmaya sokmak doğru olmaz. O kişinin bağlı olduğu inanca ters düşmeyecek bir rota seçmenin yararlı olacağı kanısındayım. Psikolog değilim; bilenler karar versin - ama misyonerliği esasen her alanda yanlış bulurum; hele hele bunalımda olan bir insana yönelik olursa.

Ama (felsefi anlamda) materyalizmi depresyon kaynağı sayanlara sözüm: Yanılıyorsunuz. Materyalizmi gerçekten kavrayan ve benimseyen kişinin varacağı sonuç, alabildiğine iyimserlik, yaşamı sevmek, ve cezalandırılma korkusuna değil etik değerlere dayalı toplumsal davranışlara sahip olmaktır. Muhyiddin Arabi ve Yunus Emre’nin dediği gibi: Arife din yoktur.

prodd
05-07-2013, 12:15 PM
kapitalizmin vahşi sonuçlarında biri, küçük bir azınlık dışında bu çağda insanların çoğu materyalist arkadaş. o azınlığın olmama sebebleride dini, ahlaki ve kimininde parasının olmaması bana kalırsa.

İnsan ol
07-07-2013, 01:07 AM
Milleti bırak arkadaşım herkes kendi adına konuşsun. Üstelik dikkatinden kaçmışa benziyor: „Kişisel bir secimdir“ dedim.
Kişinin eğer karşısındakine saygısı varsa „şuna inanacaksın buna inanmayacaksın“ demez.

dertli biri
14-07-2013, 03:40 PM
şimdi bu bahsettiğin materyalizm felsefedeki materyalizm değil.
materyalizm basitçe madde dışı hiç bir varlığa inanmamak demektir. dünya nimetlerine düşkün olmak demek değildir.
örneğin ben materyalistim ve sadece bilim ve sanat ile ilgilenirim. yani para getirmeyen şeyler.

doğrusu budur. herkes işine geldiği gibi anlıyor bu işleri.

joseraul
14-07-2013, 07:42 PM
Ben materyalistim. Materyalizm temelde maddecilik olup her şeyin maddenin tepkimeleri sonucu oluşup hiç bir metafizik öğenin olmadığını söyler yani bir yaratıcı veya din yoktur.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Materyalizm

Maddi çıkar anlamda kullanılan materyalist ile aynı şey değildir aslında bu tanım için kapitalizm deyimini kullanmak lazım. Kapitalizm üretim araçlarının genelde özel sektörde olması her şeyin arz talep dengesi içinde piyasada belirlenmesini sağlar ve her zaman için yüksek kar amacı güder özellikler vahşi kapitalizm insanları sömürür paspas gibi ezer hatta açlığa mahkum eder.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kapitalizm

Komün hayatı komünizm ise kaynakların ve üretim araçlarının belli bir grup tarafından devlet, işçi sınıfı vs tarafından kullanılıp herkese eşit şans tanınmasını herkesin işi olması karnının doymasını amaçlar.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizm

Depresyon kafa hastalıkları vs bunlarla pek alakası yok bir dindarda dinsizde kapitalistte komünist te depresyona girebilir veya gayet mutlu olabilir.

kabiliyet
14-07-2013, 11:45 PM
bizim neyzen amca ortalarda görünmüyor yani artık buraları sevmiyomu nedir

dertli biri
15-07-2013, 12:11 AM
bizim neyzen amca ortalarda görünmüyor yani artık buraları sevmiyomu nedir

doğru ...............

sınırsız
15-07-2013, 03:37 AM
Konu ne güzel şenlenmiş.Bence insanların birbirini kırmadan fikir alışverişinde bulunabilmesi bile hala yaşamak için bir ümittir sevindim açıkçası :)

sınırsız
15-07-2013, 04:50 AM
din ve materyalizm ikiside sizin sığınaklarınız ...

bir insan depresyondayken onu ne din nede materyalizm kurtarabilir ... İnsan önce kendi kendini gerçekleştirmeli, olgunlaşmalı ondan sonra manevi görüşler seçmeli

Nefis:Amaçsızdır her zaman gelip geçeci hevesler anlamsız hedefler peşinde koşar.Onun aşkı maddeyedir.Aklın bilinçaltı yönü diyebiliriz.
Akıl:Gerçeğin farkındadır bilinç.Var olan her şeyin yok olacağını üstünlüğün ve huzurun yoklukta ve yok olmakta olduğunu anlamıştır.
Akıl bilir ki midenin kapasitesi vardır ama öğrenmenin sonu yoktur.Akıl bilim ve sanata aşıktır bunların amaca götüreceğini büyük silahlar olduğunu bilir.
Kötülük yaparak bir yere varılamayacağını bilir iyiliği emreder.Kötülüğün anlamsızlığı,kötü her zaman kaybeder çünkü:Tüm düşmanlarını yok ettiğinde hasedinden kendini öldürür :)Herkesi yenip yok etsen eline ne geçer koca bir hiç!

Tasavvuf:Kendini yok etme sanatıdır.

Yaşamak mı istiyorsunuz:O zaman öğrenmekten zevk almayı öğrenin!Kitap okuyun film izleyin!Evet bir insanda öğrenme aşkı bittiyse bence o cesetten farksızdır!
Hayata maddeyle sarılmayı bırakın manayla bilimle sarılın sizi.Sizi buraya bağlayan şey bilim olsun madde değil.Hiç bir şey yapamıyorsanız bunu yapın!

Benim hiçbir sığınağım yok güzel kardeşim.Ben gönül Kabemde putları kıralı çok oldu.Lütfen inanın veya inanmayın ama önyargılı olmayın.İnsanın sorunu inanç veya inançsızlıktan öte kibirden doğan ön yargı ve aklını objektif biçimde kullanamamaktır.İnsan aklını bedenin gözünden bakarak kullanırsa beden olarak kalır ve kendini beden sanmaya bedenin saçma ve amaçsız istek ve zevklerini kendi istekleri sanmaya devam eder ve ruhani yönünü yani ahlakını aklını kaybeder. Şimdi beni daha güzel anlaman için sana şöyle söyleyeyim:

Çocuk babasına sorar baba bu ne? Ağaç evladım
Aradan zaman geçer baba bu ne? Çınar evladım.
İyide baba hani ağaçtı bu şimdi çınar dedin.
Çünkü o çınar ağacı evladım.:-)

İşte dinde böyledir zekası olgunlaşmamış kişilerin dinin sadece ağaç oluşunu anlayabileceklerinden meraklarını gidermek için onlara ağaç demekle yetiniriler.Yani onlara genel emir ve yasakları ahlak kurallarını öğretirler.Cehennem korkusuyla kötülükten sakınmayı ve cennet güzelliklerini öğretirler.
Allah bunları kötülüklerden korku ile uzaklaştırır.Çünkü bunlar henüz insan olmayı başaramamıştır.Bundan kasıt bu kesim için birinci sırada hala madde vardır insanlık,akıl,iyilik ve ahlak,bilim değil.




İkince kesimeyse ağaçla ilgili detayıda öğretirler.Çünkü artık sadece ağaç oluşu artık onu tatmin etmemektedir.Çünkü kişi için artık ağaç bilgisi yeterli değildir ve tek düze gelmeye başlar.Çünkü onun ağaç olup olmaması yani cennetin (maddenin) varlığı ya da yokluğu o kişi için önemli değildir.
Fakat çınar olmasına rağmen yine de ağaçtır.Yani genel emir ve yasaklar bunlar içinde geçerlidir.Fakat bu insanlar emir ve yasaklara korkuyla uymaktan öte akılcı yaklaşarak uyarlar.Yararını gördükleri ve yararlı olduğuna inandıkları için dinin emirlerini yerine getirirler cehennem korkusu ve cennet isteğinden değil Allah'a kavuşmak için onu sevdikleri için.Kötülükten akıllarını kullanarak sakınırlar cehennem korkusuyla değil.Çünkü şunu farketmişlerdir ki kötülükle bir yere varamazsın!Bu insanların ölümsüz bir amacı vardır artık,gerçek bir amaç.Oyuncakları bırakıp bilimle uğraşmış ve gerçeği bulmuşlardır.Ağacın detayına inip çınarı tanımaya başlarlar.

Peki zekanın olgunlaşmasından kasıt nedir?

İlk aşamada sadece ağaca kafası basan insandan kasıt şudur:Hala madde peşinde koşan maddeyi tanımaya çalışan kısa görüşlü amaçsız insan.Ağaç bilgisi ona yetmiş detaya inip çınarı öğrenememiş nefsinin kölesi olmuş aklının sesini duyamamış kardeşim.
Maddeyle bir yere varılamayacağını anlamamış ileriyi göremeyen kişi.İleriyi görememekten kasıt şudur ki:
Cennet gitsen her istediğin olduğunda ne olacak :-)
Bu idraki yaratan akıldan çok Allah ın kuluna yardım etmesidir.Allah bir kulunu gafletten uyandırmak isterse ona sıkıntı verir.Yani onu nefsin büyüsünden sürekli saçma sapan maddelerle kendini uyuşturmaktan korur!Akıl yetseydi eğer herkeste var.Akıl mesele değil onu kullanmak meseledir!Her insana aklı maddenin anlamsızlığını zevkleri tatmin etmenin saçma ve amaçsız olduğunu söyler.Ama insanda bir de nefis vardır.Eğer insan nefsini sürekli farklı hazlarla tatmin etme peşine düşerse Kuran da dediği gibi Allah bunların gözünü gerçekten perdeler!








Ben her zaman aklımı kullanmaktan yana oldum.Ve İslam dini de sizlerin sandığı gibi cennet tüccarlığı değildir.Allah herkese anlayacağı dilden konuşur hepsi bu.
Ha tabi ki sizleri çok iyi anlıyorum.Bir ülkede alimler azalır mollalar artarsa iş tehlikeye girer.Çünkü insanlar hep birinci kesimi gördüklerinden dini dini cennet cehennemden ibaret sanır.

Hepinizi tekrar tekrar kucaklıyorum.Söylediklerim biraz olsun bir işe yarar umarım.Kendimi övdüğümü falan da sanmayın benden bi cacık olmaz :)

Ne olursanız olun hepinizi seviyorum.İnsanlığımızı saygımızı,sevgimizi kaybetmeyelim.

sınırsız
15-07-2013, 04:54 AM
Şunu da değinmek isterim ki bu dinde ruhbanlık yani dünyayı tamamen terk etmek yoktur.Fark şudur:Yediğinden zevk al fakat zevklerinin kölesi değil efendisi ol.Parayı cebine koy kalbine değil.Ölçülü olmak gerek hepsi bu.

sınırsız
15-07-2013, 05:03 AM
her depresyonun nedeni materyalizm değildir. dinde rahatlığı bulmuş olabilirsin, ben bulamadım şahsen. herkes aynı değil, herkesin problemleri aynı değil. bir şeyleri birilerini suçlayarak depresyondan çıkamam ben.

Sevgili kardeşim senin dinde rahatlığı bulamamış olmanın ve dünya da inançsızlığın var oluşunun tek sebebi gerçek dinin bizlerden saklanmasıdır.Ara bulursun rahatlığı arayan bulur mevlasınıda belasınıda.Konuşmak eleştirmek her zaman kolaydır.

Ben hayatım boyunca hiçbir eyleme katılmamış biriyim.Bağırıp çağırarak ya da başkalarını suçlayarak bir şeyin değişmeyeceğini gayet farkındayım.İlk yazımdaki tartışmacı hava durumu daha iyi vurgulamak içindi.Maddeyle de olmuyor onsuz da olmuyor.Hayır öyle bir konuşmuşsun ki sanki ben yazıda her şeyi bunlar ele geçirdi bizi köle yapıyorlar kahrolsun kapitalizm demişim bi daha oku yazıyı.Haksızlığa her zaman karşıyımdır ama bunun sebebi hiçbir zaman onlar yedi biz kullandılar biz aç kaldık olmadı,sadece insanların keriz yerine koyulmasından hoşlanmam yoksa isteyen zengin yaşasın benim gözüm tok.

Depresyondan kurtulmanın yolu dışarıyla uğraşmayı,dış etkenleri değiştirmeye çalışmayı bırakıp kendinle uğraşmaktır.