PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : evlilik ama nasıl??



denizkızı
02-03-2009, 02:45 PM
benim hayatta en çok istediğim şeylerden biri herkesin dilediği gibi iyi bir evlilik yapıp, sade ama mutlu bir yaşam sürmek ama en üzüldüğüm şeylerden biri de bunu şu anki erkek arkadaşımla gerçekleştiremeyecek olmam (senelerdir işsiz).. insanlar nasıl eş seçip evleniyor bilemiyorum ama ben hiç evlenemeyecemişim gibi geliyor bana. Ne lisede ne de üniversite çevresinde kendime uygun biri ile karşılaştım; hoşlandığım kişiler oldu gerçi ama ya sevgilileri vardı ya da arada iletişim kurabileceğim bir fırsat mevcut değildi. "İyi aile çocuğu" denen erkek tipi de bana hiç rastlamadı. Tek istediğim mütevazi bir işi ve olgun bir karakteri olması ama bu bile fazla bir talep belki de bilemiyorum.. İlla günümüzün meşhur evlilik programlarına mı katılmak gerek yoksa evlilik sitelerine mi üye olunması lazım kati suretle hiç bir fikrim yok.. :? biliyorum daha yaşım evlilik için ortalamanın altında sayılır ama insanlar bu yaşta tanışıp birileriyle evlenme ya da evlenmeme kararı alıyorlar. Belirli bir yaştan sonra da zaten evlilik giderek daha da zorlaşıyor. Sizlerin düşüncesini bilemicem tabi ama sadece aklımdakileri paylaşmak istedim. Yorumu olan var mı?

02-03-2009, 04:00 PM
sen hayırlısını iste :wink:
senın için doğru olan kişi gelip seni bulacaktır yada bişekılde sen onu bulacaksın karşına çıkacaktr nıhayetınde
bence kader de bırazda :wink:

denizkızı
02-03-2009, 04:40 PM
Ben de zaten ayaklarımın üstünde durmadan evlenmeyi asla düşünmem ve gelecek için başka planlarım da var fakat arada iş işten geçmeden evlenmeyi de çok isterim çünkü diğer yapmayı düşündüğüm şeyleri 40ından sonra da yapabilirim ama evlilik kurumunda belirli bir yaş ve zaman sınırı olduğunu düşünüyorum. Evlenme ve aslen evliliği yürütme işinin tamamen bir yönetim sanatından ibaret olduğunu gördüklerim ve duyduklarım dolayısıyla farkındayım ve sırf bu yüzden de parmakta yüzük görünsün sevdasıyla evlenilmemesi gerektiğini savunuyorum. Yine de aynı yastıkta kocamak dediğimiz bir deyim var ya, gerçekten bunu da yaşamayı isterim. Allah herkese gönlüne göre hayırlısını versin tabi, ben de güzel dilekleri için herkese teşekkür ederim. İşte, aklıma takılan bazı sorular vardı ve sizlerle paylaşıp görüşlerinizi almak istedim. Bu arada bir sorum da olacak; evli olan arkadaşlar eşleriyle nerde ve nasıl tanıştılar, çok özel bir durum söz konusu değilse paylaşabilirler mi?

02-03-2009, 05:17 PM
bence hayatımızı evlilik üzerine kurup ona bağlamamalıyız. hayat evlilikten ibaret değil ki. insanlar böyle yapınca zaten görüyoruz sorun yaşadıklarında hayalkırıklığına uğradıklarında, boşanmak istediklerinde çok zorlanıyorlar çünkü evliliği hayatlarının en önemli amacı yapmışlar. şöyle bir gerçek var önce kendi hayatımızdan tatmin olmamız gerekiyor. kendi hayallerimiz gerçekleştirmek, kendimiz için birşeyler yapmakü kendimize yeten bir birey olmak. bunları yaptıktan sonra evliliğin daha sağlıklı olacağına inanıyorum ben. ama kendimiz için yaşamadan iki kişilik yaşama geçmek bir sürü sorunu da beraberinde getiriyor.
katılıyorum

Umut34
02-03-2009, 06:10 PM
Sevgili Denizkızı,

Günümüzdeki evlilik programlarının ne olduğunu bilmiyorum. Ama evlilik sitelerine üye olmanız bana iyi bir fikir gibi geldi. Benim gençliğimde sadece mecmualarda eş arayanların ilanları vardı. Onların yerine şimdi İnternet siteleri var, yararlanmanızı tavsiye ederim.

Aşağıdaki Link benim bulduğum “İstanbulevlilik. Com” onlardan biridir, siteye girip incelemedim. Ancak ana sayfasında Toplam 99063 gelin ve damat adayı olduğu dikkatimi çekti.

Bu ara üye Gülben'e ait sevdiğim aşağıdaki bir sözünü ilave etmek isterim:
-"Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker."

İyi şanslar dilerim, U34

Link: http://www.istanbulevlilik.com/?ref=google_ist_banner&gclid=CKnh0KuxhJkCFRaA3godQD4Mmg

gorunmezadam
07-05-2009, 10:48 PM
bazen düsünyorumda sanki ölünceye kadar hiç evlenemiycem gibi geliyor. daha çıktıgım bile olmadı yaş 24 :(

Burjuva
26-07-2009, 12:06 AM
PARAYLA SAADET OLMAZ,AMA PARASIZ DA OLMAZ...BOŞVER EVLENME YAA...EVLENENLERİ GÖRÜYORUZ...SAÇLARI ERKEN YAŞTA AĞARIYOR...

HAYATINI YAŞA...TOPLUM BASKISINA BOYUN EĞME...

goddo
26-07-2009, 03:47 PM
kısmet, artık ingilizlerde bu kelimeyi kullanıyorlar :D

26-07-2009, 06:37 PM
evliliği olabildiği kadar erken ya da fayda var.
nedeni de tanıyorsunuz bu kurumu,
kendinizi tanıyorsunuz,
ilişki, iletişim her neyse onu yaşıyorsunuz
ve gözünüz kesiyor ise devam edip, etmiyorsa paydos ediyorsunuz.
benim desteklediğim görüş erken evlenilmeli ve evlilik tecrübesi kazanılmalı.
aslolan ikinci evliliklerdir,, birinciler denemedir diye kabul edersem,
bir an önce denemekte zaman açısından yarar vardır.
nedir kimdir nasıl bunlara fazla girmenin bir anlamı yok.
kriterleriniz yeterli; olgun bir kişilik- kimi zman olgunlaşabilen olarak da düzeltebiliriz, çünki kişilikler kalıp ve değişmez değildir düşününce-
ve evlilik kurumunu işletebilecek ekonomik yeterlilik.
bence yeterli evet.
şimdi benim eski yazılarımı okusanız,, şudur da budur da gider de gider.
gene sıralayabilirim ama bu beni ilgilendirir.
herkes ben değil ki.
ortalamasını konuşmak lazım.
nasıl olsa kendinizi zaman ile keşfedeceksiniz,,kaşif iseniz tabi,,kendiliğinden zamanla olan bir şey değil,, herkes için gerçekleşmeyecek.
keşfederseniz,, anlarsanız,, aramaya koyulursunuz zaten.
o zamanda değerlendirirsiniz.
mevcut eldeki ya da olası seçeneklerden biri ile devam edersiniz.
bu anlamı ile evlilik korkulacak bir şey değil ama boşanma sisteminin sağıklı ve seri işlemesi koşulu ile.
evlenin ve olmadı boşanın.
hatta çocuk bile yapabilirsiniz eğer ekonomik koşullarınız uygun ise.

not; burada bahsettiğim sadece "evlilik" ile ilgili görüşlerdir,, sevgi,, aşk konu ile alakalı gibi görünse de, aslında alakasızdır.
çünki "evlilik" maalesef bir hedeftir, beyinlerimize kazınmış bir hedef.
keşke hedef "sevgi" olsaymış,, "aşk" olsaymış.
ama değil ve evlilik bu anlamı ile basit bir şey çok basit.
evin kirasını ödeyebilecek ve artı geçineilecek kadar gelire bakar evlilik.
bakın diğer konuları karştırmayın,, sevgi şart değil aşk da
zaten bunlar seks ile de alakalı değil.
seks de tamamen evliliğin konusu.
o halde evlilik,, içinde sevişilebilecek bir mekanda sevişmek için canlılığı sürdürebilecek derecedeki ihtiyaçları karşılayabilecek ekonomik düzeyi olanlara açık olan bir oluşumdur,,,bu şartlara sahipseniz oldurabilirsiniz.
sevişmeyince de evlilik biter zaten.
kira ödemeyince değil,, dikkat edin sevişmeyince biter.
en önemli şey, sevişebilme istek ve enerjisi,
evliliğin sürme, sürdürülme derecesini bu gözlem ile ölçebilirsiniz.
evliliğinizin geleceğini mi düşünüyorsunuz ?
evlilikteki seks yaşantınızı gözleyin.

26-07-2009, 07:14 PM
Saygideger Cupido,

Bu durumda eger iki nemfomanyak evlenirse, sorun yok. Hatta sizin yazdiklarinizdan hareket ederseeeek; en saglikli ve saglam evlilikler iki nemfomanyak arasinda olur. Elimde degil, yazdiklarinizdan bu cikarimi yapabildim ilk okudugumda.

26-07-2009, 07:53 PM
tabiki de.
yoksaevliliğe kim niye tahammül etsin.
sevişgen canlıların, yasal sevişme zemini evlilik.

sevmek için evlenenmek şart değil.
aşık olmak , aşk halinde almak için de sart değil.
eee ?
geriye ne kalıyor?
nemfomanyaklıktan başka bir şey değil evlilik.

çünki evlenmeden sevişince annemlerimiz kızıyoor.

elektraya
10-08-2009, 11:34 AM
cupido yazdıklarını çoook garipsedim.ilk evliliğe deneme tahtası demişsin.evleneceğin ilk kişiye çok acıdım şimdi.1-0 yenik başladı bile garibim.düğünde gelinin kulağına usulca fısılda olur mu "sen benim deneme tahtamsın" diye.üz,kavga et,aşağıla tüm tecrübesizliğini at üstünden.çünkü asıl evliliğin nasıl olsa ikincisi.
o da insanmış,canı yanarmış kafaya takma sakın bunları.
bu zavallının ahıyla da muhteşem bir ikinci evlilik seni bekliyor olur onla da bol bol yasal yasal sevişirsin.

10-08-2009, 12:33 PM
yazdıklarım yaşamımdandır diye bir kural yok.
ama mutlak yaşamdandır.
sadece kendi yaşamımız ile sınırlarsak gözlemlerimizi, dar kalır tespitlerimiz.
dışarıda koskocaa bir yaşam var içinde milyarlarcan "insan"ın olduğu.
şimdi bu insanların yaşamlarının seyrine bakarsak, evlilik bir iştir.
görevin bir parçasıdır evlilik,,
neden teşvik edilir neden habire hedef olarak sevime çağına gelmiş insanın önüne dayatılır?
geleneksel durumlar, örf adet vs vs yerleşik yaşamın geçmiş kuralları ve ahlak , din vs kurallar ile sınırlanmış insanın mecburiyetidir.
kent insanı bunu evriltebilmiştir ama sayıca çok az ve yetersizdir,, onarı bu yazı konusunun köşesinde bırakıyorum.
samimi olarak düşünün, kaçımız evliliklerimize hangi gözle bakıyoruz?
en uygun insanlar ile en verimli birliktelikleri mi oluşturuyoruz evlilik ile ?
nasıl yöneliyoruz evlenmeye,, nasıl karar veriyoruz,, en temelde bizi teşvik eden nedir ?
düşünün lütfen düşünün ?
dar gündelik ihtiyaçlardır.
bu bana göre sana göre ona göre küçük değişimler gösterse de temelde somut ihtiyaçlar yatmaktadır.
genelden bahsettiğimizi hatırlatırım tekrar,, ayrık kalanı ayrı tartışabiliriz.
konu evlilik...
ben tamamen somut ihtiyaçlarım için evlendim,, yönelimimde bu vardı.
ama bizim bir de ruhsal dünyamız var,, bedenimizin dışında bir de bilincimiz var.
tabi bu bilinç gelişen değişen içeriğe sahip ve yeniliyor kendisini sürekli.
genç insanın bilinci eksiktir,,30 yaşlar ergenliğin başıdır dedim,,evet...
neden ?
20 yaşına kadar kişi çocuktur,, bildiğiniz çocuk.
20 sonrası eğer ailesi uygun ise ve şartları da elveriryorsa yaşamaya başlayabilir,, deneyleebilir yaşamı,, her alanda.
ama buna uygun bir aile yapısı ve şartların uygunluğu söz konusu değilse-ki genelde değildir-
yaşamın içine girmeden dışarıdan yarıbuçuk deneyimler ile ilerler.
insana ait duyguların tam farkına varabilmek için yeterli kez deneyimlenmş olmaları gerekir.
genç insan yaşar yaşar ama algılamada zorlanır,, neyin ne olduğunu tam olarak kendisine izah edemez,, henüz yetkinleşmemiştir bilinç olarak.
ama 28-32 bandında çokşey değişir, kıpıradanmalar başlar,, yaşamı görünen değil de algılarından süzdüğü biçimi ile anlamlandırmaya,, kendisine ait hissetmeye başlar.
genellemelerden kendi özel algılamalarına geçer.
bütün ve tek bir yaşam yoktur artık.
kendisinin ok ince ayrıntılar ile farklılaştığı bir yaşam içerisinde olduğunu anlar,,
eee
nolucak şimdi ,, kişi kendisini tanımaya başladı,,,haydaaa.
bilinci uyandı,, geç uyanıyor,, bu kimsenin suçu değil,, bazısında yarım yamalak kalıyor,, hiç gelişemiyor filan, onlar ayrı konu,,sağlıklı bir insandan bahsedersek,, geç farkına varıyor- alt yapısı yeterli bir insan söz konusu olan-
zaten hiç farklı algılamayan sorun yaşamıyor,, o, paşa paşa ilk çıkışındaki temposunda yaşamaya devam ediyor. onun için sorun oluşmuyor.
sorun bilinci uyanan kişide olur,,düşünen kişide olur,, farkına varan kişide olur.
neyse,,
şimdi,, yirmili yaşlarda evlenmiş iseniz, kendinizi tanımadan, ne istediğinizi bilmeden evlenmişsiniz demektir.
evlenmeme lüksüne sahip misiniz,, sevişmeniz gerekiyor,, evlenmeden sevişebilecek imkanlarınız var mı,, sahipleriniz buna izin verirler mi- kadınlar açısından- ?
bizlere dayatılan bazı işleyiş basamakları var.
cinselliği bedenimizde keşfediyoruz ancak bilincimizde de oluşturuluyor .
kim oluşturuyor,, nasıl oluşturuluyor?
her gün belki binlerce kez bu anlamda işleniyoruz,, tıkır tıkıır tıkıııır bilgi işliyoruz,,görsel hafızamız bu konuda bir standarda sahip oluyor,, okuduklarımız ,, insanların -ünlü- yaşamları bize bir yol haritası belirliyor, düşünme ve ardından davranma biçimleri yükleniyoruz.
özgün olarak var edebilmeniz gerekiyor kendinizi bu çarkı kırabilmek için;
bu çok çok yan bir konu değil ama azınlığın konusu maalesef.
şu an geneli konuşuyoruz.
yüklenmişiz,,,
hedeflerimiz var,, öyle ya, nasıl yöneliyoruz biz evliliğe.
ne istiyoruz biz evlilik ile ilgili olarak,
ne umuyoruz ?
hepsi ezberlerimizin bütünü olarak "biz" yerine geçip kararımızı etkiliyor.
biz diye bür şeyden söz edemeyiz,, bilinç olarak var değiliz henüz.

şimdi, evlenmiş iseniz ki evleneceksiniz,, bundan kaçışınız yok;
hastalık gibi bulaşıcılığından sonra nasıl seyredeceği belli bu düşüncenin;
evlenmek isteyecek ve evleneceksiniz.
eeee,
yaşayacaksınız da,, bilinciniz de uyanacak,
başladığınız yerde nasıl kalabileceksiniz.
hele bir de problemli kişilikler ile yapılmış ise bu evlilikler.
ki o da yüzde yüz garantidir,, çünki birbirinin beklentilerine uymayan insanların bir aradalıkları problemli insanlar yaratır,, çocuklar bile problemli olur..

bakın aşktan sevgiden, bahsetmiyorum,, epey bilinç gelişmesi gerektiriyor bu konular.
evlilik böyle değil,, bilinciniz uyanmadan, dürtüler ve geleneklerin etkisi ile yöneldiğiniz bir, yaşamda yok olarak var olma biçimi.
önce birey olabilmek gerekiyor.
önce birisine yaslanmaktan önce kendi başına varlığını devam etttirebilme yeteneğinin gelişmesini beklemek gerekiyor.
hoop bir yokluktan hoop bir başka yokluğa yapılan yolculukta kişi kendisini çok geç ve çok zor tanır..

o kişi bu kişi sorunu değil,,, ilk ve erken evliliklerin tümündeki her iki cinsin de sorunudur bu.
kadını erkeği yok bunun.
sizin bakışınız ile mutlu etme ve mutluluk sağlama görevi bir cinse yıkılmış olur ki böyle bir görevsel anlayış ile devam edebilme ihtimali yoktur.

evliliğiim;
katlanmak zorunda olduğum beraberliğim.

ı ııh,, ben birinciyi bitirdim zaten,,zorunda değiliz.
katlanmak zorunda değiliz.
ne var ki ekonomik bir sorundur bir temeli de;
bunun için başladığı gibi bunun için de devam etmek zorunda kalabiliyor.
vs vs.
temelde evlilik, kadının yaşamını finanse etmek üzere oluşturulmuş bir cinsel alanı paylaşım sistemidir öncelikle,, ardından devletin aileden umdukları ile ilişkin yararlanılması söz konusu olmuştur.
yararlı mıdır zararlı mıdır,, bu tamamen kişilerin kendilerine ait bir değerlendirme olabilir.
bir sistemdir işte,, bu kadar basit.
sevişmeyi de meşrulaştırdığı gerçektir,,birden bire ağbilerimiz babalarımız bizlerin elalemin adamı ile kendi evlerinde sevişmemize rıza göstereye başlarlar.
nedeen?
sorumluluğu atmıştır,, kadının ortalık yerde kalma sorunu bitmiştir,, evlilik üzerinden bir erkeğe havale edilmiş ve herkes rahatlamıştır,, artık sevişebilirler..
onun için kızlara baba evlerinde eşleri ile sevişmek çok heyecan verir diye düşünüyorum.
düşünsenize o nasıl bir "kırıştır" zinciri,,
o nasıl bir rahatlamadır,, orgazmı bile getirebilir.

kent insanını,, bireyleşen insanı onun aşk ve sevgi eylemlerini konu etmedim burada,, bu evlilik ile ilgili sadece

10-08-2009, 01:23 PM
evlilik dışı cinsel yaşamı olmayan insanlar özellikle evlenmeyi ister çünkü hormonlar sürekli bastırmaktadır.

Çok doğru bir tespit.

Anadolu'daki erken evliliklerin ana sebebi işte budur. Evlilik dışı cinsel ilişkiye bir çeşit cinayet gibi bakan bir zihniyetin ortasında yetişen insan, içindeki cinsel arzu ve istekleri bastırmanın tek yolunun evlilik olduğunu düşündüğünden bir an önce evlenmek istiyor.

Evlenmeden önce karşı cinsten birinin elini bile tutmamış, doğru düzgün konuşmamış bile olan bir kişinin evlendiğinde sudan çıkmış balığa döneceği de şüphesizdir.

burak_baby_face
10-08-2009, 01:56 PM
evet evlilik için yine erkeğin işi gibi bir durum belirlemiş arkadaşımız.nedense evlenirken erkeğin 50 tane özelliği aranıyor.ama kız biraz güzelse yada normal bir tip olsa bile o kadar özelliği olmasıan gerek yok.erkeğin işi,uğraşları,gözünden ateş çıkartabiliyor mu,terbiyesi nasıl... bu böyle uzar gider.ülkemizde daha çok erkeklerin nitelikli olması şart.çünkü tanıdığım ve ciddi ilişki kurup ayrıldığım kızların çoğu sadece görsel olarak bir çekiciliğinin dışında hiçbir şeyleri yoktu.öyle ki birgün bir programda üniversiteli genç kızlara güncel sorular soruluyor ve hiçbiri sorulara doğru cevap bile veremiyor.bence evlilik birisi ile tanışırsın,elektrik alırsın,karakter uyumu vardır vesaire.zamanla iyice arzularsınız birbirinizi ve sürekli baş başa kalmak istersiniz.ancak arada resmi bir imza yoktur yaptıklarınız sınırlı olabilir.hemen evlenmek istersiniz ama işiniz yoktur.kız sizi ailesine tanıştıramaz.sizden bahsedemez çünkü işiniz yoktur.sonrada sizden ayrılır.daha önce başıma böyle şeyler geldi.bir erkeğin işi çok önemli malesef.bunun mantığını artık bende anladım.ve işi çok uzatmamak lazım.eğer gerçekten aşık olup evlenicekseniz ve güzel bir işiniz var ise söz mü nişan mı yapın derim.ayaklarınız üzerinde durabiliyor ve bazı meziyetlerinizde varsa kesin evlenirsiniz.çok uzatmayın derim.doğru insanı uyumlu olabildiğiniz insanı bulunca kaçırmamak gerekiyor.ben bu saydıklarımdan hemen hepsine sahibim sadece işim yok ve tabi durum böyle oluncada o insan benle çok uzun süre konuşup iş bulmamı bekleyemiyor.cupido çok güzel yazmış tabi göreceli ancak ben katılıyorum.ikinci evlilik olmasada olur insanlar aradıkları saadeti ilk seferde de bulabilir.vücut genç ve diri iken evlenmek bunu 30lu 40lı yaşlara bırakmamak bence çok daha iyi.fikirlerime kimse katılmak zorunda değil.naçizane.inşallah hepiniz istediğiniz insanlarla tanışır mutlu evlilikler yaparsınız

burak_baby_face
10-08-2009, 02:11 PM
nitelikli kız varsa seçicem.de sen pek bi muhalefet laf sokma gibi bi amacın varsa onu bilemiyorum.çünkü ne zaman görsem birinin lafını alıntı diye alıp kopyala yapıştır yapıyorsun.bana laf söylemek için değil kendi fikirlerini söylemek i,çin yaz feminist misin nesin

burak_baby_face
10-08-2009, 02:16 PM
ayrıca önce bi konuşmayı öğren.karşında kim var senin.kullandığın kelimeleri dikkatli seç.şu yaşa gelmişsin halen biz sana öğretmeyelim.görende seni çok nitelikli sanır yazdıklarından ama sen bile daha nerde nasıl konuşulur bilmiyorsun.sonrada nitelikli kızdan bahsediyorsun.öncelikle tanımadğın biriymö ben senin ve ilişki kurduğum kimse için aptal saptal gibi düzeysiz lafları istemem.ilişkilerimde hatalı olabilirim,yanlış insanları seçmiş olabilirim ancak ben pek bir nitelikleri yoktu derken aptallardı demedim herhalde.ayrıca bacağına poposuna baksaydım herhalde çok daha güzel kızlarla birlikte olurdum.

10-08-2009, 03:51 PM
nedense evlenirken erkeğin 50 tane özelliği aranıyor.ama kız biraz güzelse yada normal bir tip olsa bile o kadar özelliği olmasıan gerek yok.

Kendi adınıza ya da çevrenize göre konuşmanız gerekiyor sanırım. O sizin söylediğiniz daha çok kırsal kesimde bulunan veya o kesim kültürüyle yaşayan insanlarda oluyor. Bunlara göre erkeğin "para kazanması" ve kızın şöyle 16 - 17 yaşlarında olması evlenmek için yeterli oluyor.

Oysa uygar toplum kurallarında bu artık böyle değil. Artık bireyler, evlenebilecek olgunluğa ulaşmadan evlenmiyorlar ki bu da ortalama 25 yaş ve üstü oluyor. Ayrıca çağdaş toplumda yine kadın ve erkek gibi saçma ayrım kalmamıştır. Artık evlenilecek kadınlarda da kariyer ve konum aranıyor.

Hülasa sizin bahsettiğiniz şey, varoş kültürüdür. Çağdaş toplum kültüründe, sizin sözünü ettiğiniz türden olaylara yer yoktur.

akarsu
17-08-2009, 02:08 PM
bol şans sana denizkızı.çeşitli aktivitelere katılıp çevreni genişletirsen,çalışma ortamında veya arkadaşların aracılığı ile karşına beklediğin kişi çıkabilir diye düşünüyorum